Riva’da Kritik Gün: Hakem Atamaları Sorgulanıyor

Türk futbolunda hakem atamalarıyla ilgili tartışma, artık tribünlerdeki iddiaların ötesine taşındı. Soruşturma dosyasına giren yazışmalar, Merkez Hakem Kurulu yönetiminin maç ekipleri üzerindeki etkisini ve atama süreçlerinin ne kadar şeffaf olduğunu yeniden gündeme getirdi.

Dosyada yer aldığı belirtilen mesajlardan birinde, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun bir hakeme VAR ekibindeki isim tercihini sorduğu, karşılığında ise belirli bir yardımcı hakemin önerildiği aktarılıyor. Bu yazışmaların hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği henüz kesinleşmiş değil; ancak futbol kamuoyundaki güven sorunu şimdiden büyümüş durumda.

Yazışmalar Atama Sistemini Tartışmaya Açtı

AVAR, video yardımcı hakem olarak VAR odasında görev yapan ve karşılaşmanın kritik pozisyonlarında baş hakeme destek veren kişidir. Normal işleyişte hakem ve VAR ekibi; performans notları, gözlemci raporları ve önceden belirlenmiş ölçütler doğrultusunda belirlenir.

İddialara göre Süper Lig hakemi Yasin Kol, kendi adının da bulunduğu bir listeyi MHK başkanına ileterek değerlendirmeyi yönetime bıraktı. Ardından bazı hakemlerin aynı maç kapsamında birlikte ele alındığı öne sürüldü. Soruşturma makamları, bu iletişimin usule aykırı biçimde atama sürecine müdahale anlamına gelebileceğini değerlendiriyor.

Kol ise suçlamaları kabul etmiyor. Yargı süreci tamamlanmadığı için herhangi bir kişi hakkında kesin hüküm kurulmuş değil. Buna rağmen bir kurul başkanıyla görevdeki bir hakemin maç ekibi üzerine doğrudan yazışması, tarafsızlık algısını ciddi biçimde zedeliyor.

Kulüpler ve Taraftarlar Neden Tepkili?

Futbol kamuoyunda yıllardır aynı döngü yaşanıyor: Bir kulüp hakem kararına itiraz ediyor, rakipleri bu açıklamaları mazeret olarak görüyor ve tartışma kısa süre sonra başka bir haftaya taşınıyor. Belgelerdeki iddialar, birçok taraftarda geçmişte dile getirilen kuşkuların tamamen temelsiz olmayabileceği düşüncesini güçlendirdi.

  • Hakem ve VAR atamalarının hangi ölçütlerle yapıldığı açıklanmalı.
  • Karar süreçlerinde kişisel tercihler yerine denetlenebilir kurallar uygulanmalı.
  • Federasyon, kamuoyundaki iddialara gecikmeden ve açık biçimde yanıt vermeli.
  • Hakemlerin tamamı birkaç kişinin iddiası nedeniyle aynı şüphe altında bırakılmamalı.

Tepkiler yalnızca taraftar gruplarıyla sınırlı kalmadı. Daha önce mevcut yönetime destek veren Ahmet Çakar da yaşananlardan duyduğu pişmanlığı dile getirdi. Çakar, cuma akşamı oynanan Galatasaray-Kasımpaşa karşılaşmasının son dakikasında verilen penaltıyı, tartışmalı kararların hâlâ devam ettiğini göstermek için örnek olarak gündeme taşıdı.

Kulüpler Birliği Vakfı’nın toplantısında, bahis iddiaları nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilen yöneticilerin durumu da ele alındı. Beşiktaş Başkanı Dursun Özbek, Türkiye Futbol Federasyonunun konuya ilişkin hızlı bir açıklama yapması gerektiğini belirtti. Özellikle alt liglerdeki bazı başkan ve yöneticilerin olağanüstü seçim çağrılarını desteklediği ifade ediliyor.

Federasyonun Kararları Krizin Yönünü Belirleyecek

Federasyon, yeni MHK’nin kurulması için çalışmaların sürdüğünü ve geçici bir yapılanmanın oluşturulduğunu açıkladı. Riva’da yapılması planlanan olağanüstü toplantının cuma gününe ertelenmesi ise tepkileri artırdı. Erteleme gerekçesi olarak federasyon başkanının UEFA toplantısı için İsviçre’ye gidecek olması gösterildi.

Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunda otuz yıldır biriken sorunların tamamının kendi yönetimine yüklenemeyeceğini ve istifa etmeyeceğini söyledi. Ancak mevcut MHK yapısını göreve getiren yönetimin, ortaya çıkan iddialar karşısında siyasi ve idari sorumluluk üstlenmesi bekleniyor.

Hakem camiasında da moral bozukluğu yaşandığı belirtiliyor. Görevini kurallara uygun biçimde yapan yüzlerce hakem, birkaç kişi hakkındaki iddialar nedeniyle zan altında kalıyor. Bu nedenle çözüm yalnızca isim değişikliğiyle sınırlı kalmamalı; atama düzeni bağımsız, ölçülebilir ve kamuoyu tarafından denetlenebilir hâle getirilmeli.

VAR konuşmalarının belirli bir süre sonra yayımlanması, atama ölçütlerinin ilan edilmesi ve hakem kurulunun federasyon yönetiminden daha bağımsız bir yapıya kavuşturulması güveni yeniden tesis edebilir. Aksi durumda bugün tartışılan isimler değişse bile aynı sorunların farklı kişiler üzerinden tekrarlanması kaçınılmaz görünüyor.